News - Haberler

Başlarken

This post is also available in: English

“29 OCAK : FİLİSTİN SOYKIRIMINI ANMA GÜNÜ” İLANI ÇAĞRISI

Bu bildiri, Filistin’de sivillere karşı işlenen ağır insan hakları ihlallerinin unutulmaması amacıyla 29 Ocak tarihinin “Filistin Soykırımını Anma Günü” olarak ilan edilmesi çağrısıdır.

Hind Rajab, savaşın en savunmasız kurbanlarını temsil eden bir vicdan sembolü olarak anılmaktadır. Sessizlik Ortaklıktır Platformu, 29 Ocak Filistin Soykırımını Anma Günü ile onun ve Filistin’de katledilenlerin hatırasının unutulmamasını amaçlamaktadır.

Bu çağrı,

  • Birleşmiş Milletler kararı ile yaşananların tarihten silinmemesi,
  • Filistin’deki saldırıların tamamen durdurulması,
  • Bölgeye kesintisiz ve güvenli bir şekilde uluslararası insani yardım ulaştırılması,
  • Uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerin faillerinin uluslararası mahkemelerde yargılanmalarının sağlanması,
  • Benzer trajedilerin tekrar yaşanmaması konularına yönelik küresel bilinci güçlendirmek amacıyla yapılmaktadır.

 Sessizlik Ortaklıktır Platformu  

Sessizlik Ortaklıktır Platformu, ülkemizde veya dünyanın çeşitli bölgelerinde Filistin, Sudan gibi her nerede sivillere yönelik işlenen insan hakları ihlalleri varsa bunlara karşı toplumsal duyarlılığı artırmak ve “sessiz kalmanın suça ortak olmak” anlamına geldiğini vurgulamak amacıyla biraraya gelmiş kişilerden oluşan bir platformdur.

İnsanlık değerlerine bağlı her birey, kimliği, dini, siyasi görüşü ne olursa olsun, sivillere karşı işlenen suçlara sesini yükseltme hakkına ve sorumluluğuna sahiptir.

Bizim mücadelemiz din ya da siyasetle değil; insanlık onuruyla ilgilidir.

29 Ocak Filistin Soykırımını Anma Günü Paneli

Time: Jan 29, 2026   05:30 PM Istanbul

Join Zoom Meeting https://us06web.zoom.us/j/87952546260  Meeting ID: 879 5254 6260


Uluslararası Topluma Acil Çağrı

Filistin’de Yaşanan İnsani Dram Derhal Sona Ermelidir.

Filistin’de aylardır devam eden ”orantısız şiddetle” gerçekleştirilen saldırılar, tüm dünyanın gözü önünde büyük bir insani felakete dönüşmüştür.

Sivil kayıpların endişe verici boyutlara ulaştığı, altyapının yok edildiği ve temel insani ihtiyaçlara erişimin engellendiği günümüzde uluslararası hukuk ve insanlık vicdanı ağır bir sınavdan geçmektedir.

Bizler aşağıda imzası bulunan sivil toplum kuruluşları olarak, uluslararası toplumun bu duruma kayıtsız kalmamasını ve derhal somut adımlar atmasını talep ediyoruz.

Hastaneler, okullar ve ibadethaneler gibi sivil alanların hedef alındığı Filistin’de yaşananlar, ne acıdır ki uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayan bir tablo oluşturmaktadır. Bu acı, Birleşmiş Milletler, UNICEF gibi uluslararası kurumların ve demokratik ülkelerin yetkililerinin sergilediği sessizlik ve eylemsizlik ile daha da derinleşmektedir.

Uluslararası hukukun temel ilkelerine kesinlikle aykırı olarak, gıda, su, ilaç ve barınma gibi en temel insani ihtiyaçların dahi kısıtlanması, bölgedeki krizi daha da ağırlaştırmıştır. Filistin halkını açlığa mahkum etmek, sadece bir insani kriz değil, aynı zamanda uluslararası düzenin ve adaletin sarsılması anlamına gelmektedir.

Bu nedenlerle, aşağıda imzası bulunan sivil toplum kuruluşları olarak, tüm dünya kamuoyuna, uluslararası kuruluşlara ve ülke liderlerine sesleniyoruz:

Saldırılara Son: Filistin’deki saldırıların acilen durdurulması ve kalıcı bir huzur ve güven sağlanması için uluslararası baskı artırılmalıdır.

İnsani Yardım: Bölgeye kesintisiz ve güvenli bir şekilde insani yardım ulaştırılması için tüm engeller kaldırılmalıdır.

Hukuki Sorumluluk: Uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerin failleri, uluslararası mahkemelerde yargılanarak hesap vermelidir.

Uluslararası Kurumların Aktif Rolü: BM ve diğer uluslararası kurumlar, görev ve sorumluluklarının bilincinde olarak, bu krizi çözmek için daha etkin ve cesur adımlar atmalıdır.

Çabamız ve Umudumuz; Filistin’de yaşanan soykırımın son bulması, insani yardımların engelsiz biçimde bölgeye ulaştırılması ve savaş suçlularının adalet önünde hesap vermesidir.